website logo
Yayınlar ve Çalışmalar

Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması (HAGB)

Bu yazımızda 5271 sayılı CMK m.231 uyarınca halinde düzenlenmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kurumuna değineceğiz. Sanığa isnat edilen suçun sanık tarafından işlendiğinin mahkemece tespit edilerek sanığın cezasının belirlendiği fakat sanık hakkında kurulan mahkumiyet kararının hukuki bir sonuç doğurmamasını ve belirlenen denetim süresi içerisinde tekrar suç işlenmemesi halinde açıklanmayan mahkumiyet kararının ortadan kaldırılması anlamına gelen bir ceza hukuku kurumudur. Aşağıda bu kurumun tüm detaylarına değineceğiz.

HAGB Nedir?

HAGB kurumuna göre sanık, belirlenen denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemezse; denetim süresi sonunda dava düşmekte ve bu hakkında verilen mahkumiyet hükmü ortadan kalkmakta, adeta bu suçu işlememiş hale gelmektedir. Bu durumda ortada sonuç doğuracak bir mahkeme hükmü bulunmamaktadır. Böylece mahkeme hükmün açıklanmasını geri bırakarak sanığa özgürlüğü bağlayıcı veya bir başka cezanın infazını gerçekleştirmemektedir. Yani sanık esasen işlediği sabit olan suçun hiçbir olumsuz sonucundan denetim süresince etkilenmemektedir. 2021 yılına kadar ceza mahkemelerinde verilen kararların yaklaşık %15’i hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararıdır.

HAGB İtiraz Dilekçesi Nereye Verilir? 

HAGB kararına itirazın nereye verileceği CMK md. 268 hükmünde düzenlenmiştir.

HAGB kararı, Asliye Ceza Mahkemesi tarafından verilmişse hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itirazı incelemeye yetkili mahkeme, o adliyedeki Ağır Ceza Mahkemesi’dir. Aynı adliyede Ağır Ceza Mahkemesi yoksa, Asliye Ceza Mahkemesi’nin yargı çevresinde bulunduğu Ağır Ceza Mahkemesi’ne itiraz edilebilir.

Herhangi bir Ağır Ceza Mahkemesi’nin hükmettiği HAGB kararına itirazı incelemeye yetkili mahkeme, HAGB kararını veren mahkemeyi sıra numarası olarak izleyen Ağır Ceza Mahkemesi’dir.

Bu noktada belirtmek gerekir ki Çocuk Mahkemeleri ve Fikri Sınai Ceza Mahkemeleri, Asliye Ceza Mahkemesi derecesinde kabul edilmektedir.

HAGB Kararına Nasıl İtiraz Edilir? 

Mahkemenin vermiş olduğu HAGB kararının hukuka uygun olmaması halinde bu karara karşı, kararın duruşmada öğrenilmesinden(tefhim) veya tebliğ edilmesinden itibaren 7 gün içinde itiraz edilebilmektedir. Ancak bu karara karşı istinaf veya temyiz başvurusu yapılamaz.

HAGB kararını veren mahkeme hangisi ise o mahkemeye itiraz dilekçesi verilerek HAGB kararına itiraz edilebilir. Kararı veren mahkeme itirazı önce kendisi değerlendirir ve itiraz üzerine yapacağı inceleme ile kendi verdiği kararı düzeltebilir. HAGB kararı veren mahkeme, kararına yapılan itirazı yerinde görmezse itiraz dilekçesini itirazı incelemeye yetkili mahkemeye gönderir.

Yargıtay kararlarına göre HAGB itiraz dilekçesi incelemek üzere kendisine gönderilen mahkeme ise itiraz edilen kararı hem usul hem esas açısından denetimden geçirir. Yapılan itirazlar hakkında ise dosya üzerinden inceleme yapılarak karar verilir.

HAGB Şartları 

HAGB kararı verilebilmesi için birtakım şartların varlığı aranır. Bu şartlar sağlanmıyorsa hakim, HAGB kararı verme yetkisine sahip olamayacaktır. HAGB şartları şunlardır:

  • Sanığın daha öncesinde kasıtlı bir şekilde suç işlememiş ve hüküm giymemiş olması gerekir.
  • Sanığın yargılanması esnasında, hakimin sanık hakkında bir daha suç işlemeyeceği kanaatine sahip olması gerekir.
  • Meydana gelmiş olan suç neticesinde oluşan zararın giderilebilmesi.
  • Yargılanmanın sonucunda hükme varılan cezanın 2 yıl ya da daha az süreye sahip olması veya para cezası olması.
  • Sanığın hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına onay vermesi.

Bu şartların tamamının gerçekleşmesi halinde hakim HAGB kararı verebilecektir. Ancak şartlardan bir tanesi dahi gerçekleşmezse HAGB kararı verilemez.

Şartları kısaca açıklamak gerekirse;

Sanığa hapis cezası verilmiş ise bu hapis cezasının iki yıl veya daha az süreli olması gerekir. Burada önemli olan hapis cezasının süresidir. Dolayısıyla taksirle işlenen suçlarda olabileceği gibi kasıtla işlenen suçlarda da HAGB kararı verilebilir.

Sanığa adli para cezası verilmişse adli para cezasının doğrudan verilip verilmediği önem taşımaktadır. Zira adli para cezasının doğrudan verildiği durumlarda HAGB uygulanabilirken hapis cezasından çevrilmek suretiyle adli para cezası verildiği durumlarda HAGB hükümleri uygulanmaz.

HAGB kararı verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suç dolayısıyla mahkum olmaması gerekir. Burada önemli olan alınan ceza miktarına bakılmaksızın suçun ne şekilde (kasten mi taksirle mi) işlendiğidir. Sanığın daha önce işlemiş olduğu suçu kasten işlemiş olması halinde HAGB kararı verilemezken bu suçtan dolayı hapis veya adli para cezasına verilmesi önemli değildir. Fakat sanığın daha önce işlediği suç taksirle işlenmişse HAGB kararı verilebilir. Ayrıca daha önce kasten işlenen suçtan mahkum olunmasının üzerinden tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için gerekli süreler geçmişse de HAGB kararı verilebilir.

Mahkemece sanığın yeniden suç işlemeyeceği hususunda olumlu bir kanaate varması gerekmektedir. Bu noktada sanığın kişisel özellikleri ve duruşma esnasındaki tutum ve davranışlarını dikkate alınarak değerlendirme yapılır.

Şartlardan biri de sanığın işlediği bu suç nedeniyle mağdur veya kamu maddi bir zarara uğramış ise bu zararın tamamen giderilmesidir. Manevi zarar veya dolaylı zararlar giderilmesi gereken zararlara dahil değildir. Hüküm uyarınca zararın tamamen giderilmesi gerekmektedir. Zararın kısmi olarak giderilmesi durumunda mahkemece HAGB kararı verilebilmesi için mağdurun açık rızası aranır. Sanığın mağdur ya da kamuya vermiş olduğu zararı derhal gideremediği durumlarda ise denetim süresi içerisinde ve aylık taksitler halinde ödeyerek zararı yine tamamen gidermesi istenebilir. Bu durumda da HAGB kararı verilebilir. Niteliği gereği bir zarar oluşturmayan suçların söz konusu olduğu hallerde doğal olarak zararın giderilmesi şartı da aranmaz.

HAGB kararı hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı bir karar olmayıp tazminat davası açılması mümkündür.

Son olarak sanığın HAGB kararına onay vermesi gerekmektedir. Aksi takdirde hakim hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedemez.

Hapis Cezasında HAGB

HAGB kararı verilebilmesi için mahkemenin yaptığı yargılama neticesinde hükmettiği ceza hapis cezası ise, 2 yıl veya daha az süreli hapis cezası olmalıdır. 18 yaşından küçük çocuklar açısından da aynı ceza miktarı geçerlidir. Suçun niteliğinin (yukarıda açıkladığımız istisnalar hariç), taksirle veya kasten işlenmesinin hiçbir önemi yoktur, önemli olan cezanın miktarıdır. Ceza Muhakemesi Kanunu, 2 yıl veya daha az ceza miktarını mutlak nitelikte bir ölçü olarak kabul etmiştir.

Adli Para Cezasında HAGB

Adli para cezası, doğrudan verilebileceği gibi hapis cezasından da çevrilebilen bir ceza yaptırımıdır. Mahkeme yargılama neticesinde sanık hakkında doğrudan sadece adli para cezasına veya hapis cezası ile birlikte doğrudan adli para cezasına hükmetmiş ise, bu para cezası hakkında HAGB kararı verilebilir. Burada önemli olan adli para cezasının doğrudan verilen bir adli para cezası olmasıdır. Hapis cezasından çevrilen adli para cezaları için hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi ise mümkün değildir.

Hangi Suçlarda HAGB Kararı Verilemez? 

Bazı suçların varlığı halinde sanık hakkında HAGB kararı verilmesi mümkün olamayacaktır. Bu suçlar şunlardır:

  • 477 sayılı Disiplin Mahkemeleri Kuruluşu, Yargılama Usulü ve Disiplin Suç ve Cezaları Hakkında Kanun kapsamında disiplin suç ve cezaları.
  • Kullanmak için Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Satın Almak, Kabul Etmek veya Bulundurmak ya da Uyuşturucu veya Uyarıcı Madde Kullanmak Suçu.
  • Anayasa’nın 174. maddesinde koruma altına alınan inkılap kanunlarında yer alan suçlar.
  • İki yıl üstü süreli hapis veya adli para cezası gerektiren suçlar.
  • Disiplin Hapsi ve Tazyik Hapsi Gerektiren Fiiller.
  • İcra İflas Kanunu’nda Yer Alan Suçlar
  • İmar Kirliliğine Neden Olma Suçu.
  • Şike ve teşvik suçları.

Bunlardan birinin varlığı halinde cezanın miktarı veya sanığın kabulüne bakılmaksızın hakkında HAGB kararı verilememektedir. 

HAGB ve Denetim Süresi İçinde Yeniden Suç İşlenmesi

HAGB kararı verildikten sonra sanığın denetim süresi 5 yıldır. Ancak bu süre 18 yaşından küçükler için 3 yıldır. Sanık bu sürede gözetim altında tutulur. Böylece sanığın toplum içerisinde iyileşme süreci takip edilir.

Eğer sanık, denetim süresi içerisinde yükümlülüklerine uymazsa veya kasıtlı olarak herhangi bir suç işlerse kendisi hakkında HAGB kararı veren mahkeme bu kararını kaldırır. Ardından geriye bırakılmış olan sanığın mahkûmiyet hükmünü aynen açıklar. Yani HAGB kararı verilmişken sanığın siciline işlemeyen ve kendisine cezai bir sorumluluk doğurmayan suçu mahkeme tarafından açıklanmış olur ve sanık cezasını çekmeye başlar.            Suç işleyen sanık hakkında daha önce verilen ceza seçenek yaptırımlara çevrilemez, ertelenemez.

Denetim süresi içinde suç işlemediği halde hakimin belirlediği denetimli serbestlik yükümlülüklerini yerine getirmeyen sanık hakkındaki hükmün de açıklanmasına karar verilir. Ancak, bu durumda hükmü açıklayan mahkeme sanığın cezasının yarısına kadar olan bir kısmının infaz edilmemesine karar verebilir. Mahkeme, koşulları varsa suç işlemeyen ancak yükümlülüklere aykırı davranan sanık aleyhine hükmedilen hapis cezasını erteleyebilir veya adli para cezası gibi seçenek bir yaptırıma çevirerek yeni bir mahkumiyet hükmü de kurabilir. Fakat HAGB denetim süresi içinde yeniden suç işlenmesi halinde, ilk suç nedeniyle verilen HAGB kararının açıklanabilmesi için işlendiği iddia edilen ikinci suçun mahkumiyetle kesinleşmiş olması gerekir.

Ayrıca 28.06.2014 tarihine kadar işlenen suçlarda birden çok kez hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilirken daha sonraki suçlarda birden çok kez HAGB kararı verilemez.

HAGB kararları, adli sicil kaydında kendine özgü bir sisteme kaydedilir. E-devlet üzerinden veya adliyedeki bürolardan alınan sabıka kayıtlarında yer almaz. Yani sanık hakkında HAGB kararı verildiği zaman bunu normal insanlar veya kurumlar araştırıp göremez. HAGB kararı sadece mahkemedeki yargılama aşamasında Cumhuriyet savcısı, mahkeme hakimi veya mahkeme heyetinin talebi üzerine istenebilir. Ve sadece istenme amacına uygun olarak kullanılabilir. Bu nedenle sanığa HAGB kararı verildikten sonra bu karar kişisel bir veri olarak kabul edilir ve sanığın kendi itibarının zedeleneceğinden yana endişe etmesi için bir neden kalmaz.

HAGB İtiraz Dilekçesi Örneği

İZMİR NÖBETÇİ AĞIR CEZA MAHKEMESİNE

Sunulmak Üzere

İZMİR … ASLİYE CEZA MAHKEMESİNE

 

DOSYA NO                                     :

İTİRAZ EDEN SANIK                     :

MÜDAFİ                                          : Av. Ufuk KULA

KONU                                              : İzmir .. Asliye Ceza Mahkemesi’nin …. tarihli HAGB kararı tarafımıza tefhim/tebliğ edilmiş olup işbu kararın itirazen incelenerek KALDIRILMASI ve müvekkilin BERAATİNE karar verilmesi arz ve talebimizdir.

AÇIKLAMALAR                              :

 

Müvekkil sanık hakkında İzmir … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2020/…E. 2021/…K. Sayılı dosyasında … tarihli duruşmada müvekkile … suçundan dolayı … yıl … ay hapis cezasına/………-TL adli para cezasına hükmedilmiş ve hakkında HAGB kararı verilmiştir. Ancak sayın mahkemenin vermiş olduğu HAGB kararı usul ve yasaya aykırı olup işbu dilekçemizde belirttiğimiz gerekçelere dayanarak kaldırılması gerekmektedir.

 

Müvekkil sanığın üzerine atılı suçu işlemediği sabit olmasına karşın hakkında HAGB kararı verilmesi usule ve kanuna açıkça aykırıdır. Ayrıca CMK m. 231-6-b bendi uyarınca müvekkil sanık hakkında HAGB kararına hükmedilebilmesi için müvekkilin rızasının da gözetilmesi gerekirken müvekkil HAGB’yi kabul etmemesine karşın sayın mahkemece bu husus dikkate alınmaksızın hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hukuka aykırıdır.

TALEP VE SONUÇ      : Yukarıda izah edilen ve re’sen gözetilecek nedenlerle;

 

1-Mahkemece verilen HAGB kararına itirazımızın kabulü ile hukuka aykırı olan kararının bozularak KALDIRILMASINI,

2-Müvekkil sanığın BERAATİNE karar verilmesini saygılarımızla arz ve talep ederiz. …/…/…..

                                                                                                          

 Sanık Müdafi

Av. Ufuk KULA

 

 

** Bu çalışma, Kula Hukuk Bürosu tarafından müvekkillerini bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır. Kaynak gösterilmeden kullanıma muvafakatimiz bulunmamaktadır. Görüş ve önerileriniz için kula@kulahukuk.com adresinden bizimle iletişime geçebilirsiniz.

Sosyal medyada paylaş

Sitemiz üzerinden size daha iyi hizmet verebilmek için sitemizde çerezlere yer veriyoruz. Sitemizi ziyaret ettiğiniz sürece Çerez ve Kişisel Verilerin Korunmasına İlişkin Aydınlatma Metnimizi kabul etmektesiniz.