website logo

Yayınlar ve Çalışmalar

Tıbbi Vasiyet

TIBBİ VASİYET

Tıbbi vasiyet aslında, ötenazi de dahil, tıp hukukunda en önemli tartışma başlığı olan ‘’tıbbi müdahalede hastanın rızası’’  konusunun bir alt başlığıdır. Kişinin bu konuda doğru ve yeterli bilgilendirilmesi, tıptaki yeni gelişmelerin vasiyete etkisi, tıbbi vasiyete hastanın veya hastalığın hangi anında ve hangi konularda başvurulması gerektiği, tıbbi vasiyetin ne zamana kadar, kimler tarafından ve ne şekilde iptal edilebileceği gibi pek çok konu bu başlık altında tartışılmaktadır.

Hukukumuzda Tıbbi vasiyetin tanımı ve unsurları konusunda özel bir hüküm bulunmamaktadır. Ancak, gerek doğrudan iç hukukumuzda, gerekse ülkemiz açısından bağlayıcılığı kabul edilen uluslararası mevzuatta,  tıbbi vasiyete ve uygulanabilirliğine yönelik hükümler mevcuttur.

Kişinin vücut bütünlüğü, ülkemizde anayasal güvence altındadır. Ötenaziyi hariç tutarsak, kişi, kendi vücut bütünlüğü konusunda karar verme bakımından tek yetkilidir. Zaman zaman yargı önüne de bu benzer konular gelmektedir. Örneğin Yargıtay,  akli dengesi yerinde olmayan kişiye vasi olarak atanmış kardeşin, bir diğer kardeşine böbrek nakli yapılması için vesayet altındaki kardeşinin böbreğinin alınması isteminin kabul edilememesi yönünde karar vermiştir. Görülüyor ki, kişinin kendi vücut bütünlüğünün korunması,  bu açıdan anayasal güvence olarak devlettedir. Bu nedenle kişinin tıbbi müdahaleler bakımından da özgürlüğüne saygı gösterilmesini talep hakkı kabul edilebilir ancak bu kadar önemli bir konuda hukuksal düzenlemenin detaylı ve tıbbi gelişmelerle yakın ilişki içerisinde düzenlenmesi şarttır.

Sosyal medyada paylaş